SanatManşet

Klasik Batı Müziğinin Unutulmaz Türk Temsilcileri

Klasik Batı Müziğini sevenler için özel bir liste.

Guatelli Paşadan dersler alan II. Abdülhamit “Alaturka güzeldir ama daima gam verir, alafranga değişiktir, neşe verir” dermiş.

Sultan II. Mahmut ile başlayan batı ile yakınlaşmanın ardından Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte doruğa ulaşan Klasik Batı Müziği’nin ülkemizdeki öncülerini yansıtan özel bir liste.

Ulvi Cemal Erkin

14 Mart 1906’da İstanbul’da doğdu. Müzikle tanışması, piyano çalan annesinin aracılığıyla gerçekleşti. Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda Türk müziğinin evrensel düzeye ulaşmasını amaçlayan “Yurt dışına müzisyen gönderme” hareketinden yararlanarak Paris’e, konservatuvar eğitimi almaya gitti.

Burada önemli isimlerden -örneğin Jean Batalla, Isidor Philipp- eğitim aldıktan sonra Türkiye’ye döndü ve Ankara Musiki Muallim Mektebi’ne atanarak görevine başladı. Burada kendisi gibi yurtdışında eğitim alıp ülkesine dönerek öğretmenlik yapan diğer dört müzisyenle -Ahmed Adnan Saygun, Necil Kazım Akses, Cemal Reşit Rey ve Hasan Ferit Alnar- “Türk Beşleri” adlı grubu oluşturdu. Erkin’in en önemli özelliklerinden birisi, opera dışında hemen bütün formlarda yapıtlar vermiş verimli bir besteci olmasıdır. 

Ulvi Cemal Erkin – Köçekçe Süiti

Ulvi Cemal Erkin – Duyuşlar: IV. Kağnı

Ulvi Cemal Erkin – Duyuşlar: II. Küçük Çoban

Ahmet Adnan Saygun

7 Eylül 1907’de İzmir’de doğdu. Saygun’un müzikle tanışması, sanat eğitimine ağırlık veren çağdaş bir okulda, piyano çalan öğretmenleri aracılığıyla 13 yaşındayken gerçekleşti. “Türk beşleri” bestecilerinden birisi olan Saygun, ilk Türk operasının bestecisidir ve “Devlet sanatçısı” unvanını alan ilk sanatçıdır.

Cumhuriyet Dönemi Türk müziğinin en çok seslendirilen eserlerinden “Yunus Emre Oratoryosu” en önemli yapıtıdır. Sayısız bestesiyle ve Türk müziğinin gelişmesi adına yazdığı 14 kitapla klasik batı müziğinin Türkiye’deki elçisi olmuştur. Günümüzde birçok klasik batı müziği sanatçısı, Ahmet Adnan Saygun’un eserlerini yeniden uyarlamaktadır. 

Ahmet Adnan Saygun – Bozlak

Ahmet Adnan Saygun – Yunus Emre Oratoryosu

Ahmet Adnan Saygun – İnci’nin Kitabı

Necil Kazım Akses

6 Mayıs 1908’de İstanbul’da doğdu. Babasını küçük yaşta kaybeden Akses, annesi ve teyzeleri tarafından müziksever bir ortamda büyütüldü. Keman dersi almaya yedi yaşında başladı. Akses’in lisedeki edebiyat öğretmeni, onun müzik eğitimi alması adına büyük çaba gösterdi.

Akses, 1926’da kendi olanaklarıyla Avusturya’ya giderek Viyana Devlet Müzik ve Temsil Akademisi’ne yazıldı. Viyana’da eğitimini tamamlayıp yüksek lisansına devam ederken Prag Devlet konservatuvarına da yazıldı ve burada önemli isimlerden -örneğin Josef Suk- eğitim aldı. 1934 yılında Türkiye’ye döndü ve 1936 yılında Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde öğretmenlik görevine başladı.

“Türk beşleri” grubunda yer alan Akses, çağdaş klasik batı müziğinin Türk öncülerinden birisi olarak tarihe önemli eserleriyle imza attı. 

Necil Kazım Akses – Sesleniş

Necil Kazım Akses – İdil

Necil Kazım Akses – Minyatürler

Cemal Reşit Rey

24 Eylül 1904’te Kudüs’te doğdu. Sarayla yakın ilişkileri olan bir Osmanlı ailesine mensuptu ve babası, o doğduğunda Kudüs mutasarrıfıydı. Müziğe yeteneği çocukluk yıllarında ortaya çıktı ve ilk müzik derslerini annesinden aldı. Beş yaşındayken ailece İstanbul’a geldiler ve ilkokul yıllarında piyano çalmaya başladı. Eğitimine Galatasaray Lisesi’nde devam ederken Kâmil Paşa Hükümetinin düşmesiyle ailecek Paris’e taşındılar. Paris’te ünlü konservatuvar müdürü Gabriel Faure onun müzik dehasını keşfetti ve kendisini Marguerite Long’a yönlendirdi. Marguerite Long, 19 yaşına kadar Cemal Reşit’in eğitimiyle yakından ilgilendi.

Sekiz yaşındayken bir vals besteleyen Cemal Reşit, besteciliği kadar eğitimci, piyano pedagogu, orkestra şefi ve İstanbul Şehir Orkestrasının kurucusu olmasıyla da öne çıkıyordu. “Türk Beşleri” arasında yer alan Cemal Reşit, birçok eseriyle ve yeniliğe karşı öncü tutumuyla klasik batı müziğinin Türk tarihine adını yazdırdı.

Cemal Reşit Rey – Türkiye (Senfonik Şiir)

Cemal Reşit Rey – Fatih (Senfonik Şiir)

Hasan Ferit Alnar

11 Mart 1906’da İstanbul’da doğdu. Türk musikisi çevresince tanınan amcası ud, annesi de kanun ve ud çalmaktaydı. Ferit Alnar’ın üstün müzik yeteneği çok yönlü ailesi sayesinde erken yaşta fark edildi. Çok genç yaşta evde gördüğü sanat müziği terbiyesinin yanında 8 yaşındayken dil öğrenmek için gönderildiği Alman okulunda çok sesli müzikle tanıştı. İlk yıllar kanun, sonrasında hem kanun hem kemençe çaldı. İlk beste denemelerini on üç yaşında gerçekleştirdi. 1927’de Viyana Devlet Müzik Akademisi’nin bestecilik bölümünde Joseph Marx’ın öğrencisi oldu. 1932’de Türkiye’ye döndü ve 1936’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına şef olarak atandı.

13 yılda Türkiye’ye altı büyük opera kazandırdı. Türk müziği öğeleriyle klasik batı müziği tekniklerini bağdaştırma çalışmalarıyla adını “Türk Beşleri” grubuna altın harflerle yazdırdı. 

Hasan Ferit Alnar – Viyolonsel Konçertosu

Hasan Ferit Alnar – Prelüd ve İki Dans

Fazıl Say

14 Ocak 1970’te Ankara’da doğdu. Dudak damak yarığı hastalığı ile dünyaya gelen Say, bebeklik döneminde bir ameliyat geçirdi ve yarık dudağı dikildi. Doktorunun üflemeli çalgı çalması tavsiyesiyle melodika çalmaya başladı.

Dört yaşında piyanoya merak saran Say, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda “Harika Çocuklar Yasası” kapsamında öğrenim görerek 1987’de konservatuvarın piyano ve kompozisyon bölümlerini tamamladı. Çalışmalarını Alman bursuyla Düsseldorf Müzik Yüksek Okulu’nda sürdürdü.

2008 yılında Avrupa Birliği tarafından “Kültür Elçisi” unvanıyla görevlendirilen Say, dünyanın dört bir yanında konserler verdi; Viyana Filarmoni, Sankt-Peterburg Filarmoni, New York Filarmoni gibi önde gelen önemli orkestralarla çalıştı. Bugüne kadar kaydettiği onlarca eseriyle uluslararası alanda birçok başarıya, ödüle kucak açtı. 

Fazıl Say – Kara Toprak

Fazıl Say – Ses

Fazıl Say – Yeni Bir Gülnihal

Fazıl Say – Nazım

İdil Biret

21 Kasım 1941’de Ankara’da doğdu. Müziğe olan ilgisi iki yaşında başlayan İdil Biret, dört yaşında Bach’ın prelüdlerini çalmaya başladı. İlk derslerini Mithat Fenmen’den aldı. Henüz yedi yaşındayken İsmet İnönü, Biret’in yurt dışında eğitimi için TBMM’ye “Harika Çocuklar” yasasını sundu. Bu kanun çerçevesinde eğitimi için ailesiyle Paris Konservatuvarına gönderilen Biret, burada 20. Yüzyılın en önemli pedagoglarından Nadia Boulanger ile çalıştı.

Henüz 16 yaşındayken çeşitli dünya sahnelerinde yer aldı. Sanat yaşamı boyunca dünyanın dört bir yanında Boston Symphony, Orchestre National de France gibi ünlü orkestralarla çaldı. 2015’te sanatçının belgeseli yapıldı. Belgeselde kendi arşivinden çocukluk fotoğrafları, yazdığı mektuplar, beş yaşındayken yaptığı bestelerin özgün halleri de yer aldı. İdil Biret, sayısız ödül ve nişanıyla klasik batı müziği severlerini tek bir noktada birleştirdi.

İdil Biret – Encore 3: Brahms Hungarian Dance

İdil Biret – Ballade No 4 Op 52 in Fm

İdil Biret – Piyano Resitali

Gülsin Onay

12 Eylül 1954’te İstanbul’da doğdu. Piyanoya üç buçuk yaşında başlayan Gülsin Onay’ın annesi Türk piyanist Gülen Erim, babası da Alman kemancı Joachim Reusch’tu. İlk konserini altı yaşında TRT İstanbul Radyosu’nda verdi. “Harika Çocuklar Yasası” kapsamında iki yıl Mithat Fenmen ve Ahmet Adnan Saygun tarafından özel eğitim verildikten sonra 12 yaşında Fransa’ya gönderildi. Burada Pierre Sancan, Monique Haas, Pierre Fiquet ve Nadia Boulanger ile çalışarak Paris Konservatuvarı’nın yüksek bölümünden 16 yaşında, dereceyle mezun oldu. Mezuniyetin ardından çalışmalarını Bernhard Ebert ile sürdürdü.

Gülsin Onay’ın uluslararası müzik kariyeri Venezuela’dan Japonya’ya uzanan bir coğrafyada 5 kıtada 80 ülkeyi kapsamaktadır. Birçok kulağa sayısız eseriyle dokunmuş, dokunmaya devam etmektedir. Onay, uluslararası alanda istisnai bir Chopin icracısı kabul edilmektedir. 

Gülsin Onay – Schumann Piano Concerto in A minor, Op.54

Gülsin Onay – Bülbülüm Altın Kafeste

Gülsin Onay – Chopin Nocturne Op. 9 No. 2

Ekrem Zeki Ün

23 Kasım 1910’da İstanbul’da doğdu. Babası, İstiklal Marşı’nın bestecisi ve Orkestra Şefi Osman Zeki Üngör’dür. Ekrem Zeki, 14 yaşındayken devlet bursuyla Paris’e gönderildi ve “Ecole Normale de Musique” adlı okulda altı yıl öğrenim gördü. Bu okulda Line Talluel, Marcel Chailley ve Jacqyes Thibaund gibi isimlerle çalıştı. Öğrenciliği sırasında bestecilik yapmaya ve küçük yapıtlar gerçekleştirmeye başladı.

1930 yılında ülkesine dönen Ün, Ankara Musiki Öğretmen Okulu’nda keman öğretmeni oldu. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na kemancı olarak atandı ve dünyada keman için gerçekleştirilmiş ünlü yapıtları Türkiye’de ilk kez seslendiren konserler verdi. “Türk Beşleri” ile aynı dönemi paylaşmış olduğu halde kendi kişiliği içinde bağımsız bir bestecilik sergiledi. 

Ekrem Zeki Ün – Balkan Havaları

Ekrem Zeki Ün – Oynak (Yaylılar Dörtlüsü)

Ekrem Zeki Ün – Keman Konçertosu

Ekrem Zeki Ün – 2. Piyano Konçertosu

Güher ve Süher Pekinel

29 Mart 1953’te İstanbul’da doğan Güher ve Süher Pekinel kardeşler, tek yumurta ikizi Türk piyano sanatçılarıdır. İlk müzik eğitimlerini profesyonel piyanist olan annelerinden aldılar ve küçük yaşta Ferdi Statzer’in öğrencisi oldular. İki kardeş dokuz yaşlarındayken Ankara Filarmoni Orkestrası eşliğinde ilk canlı konserlerini verdiler. Birlikte Paris Konservatuvarına giderek eğitimlerini uluslararası boyutlara taşıdılar. 1984’te Herbert von Karajan tarafından keşfedilerek Salzburg Festivali’ne davet edildiler. Pekinel Kardeşler, o yıllardan bu yana müzik kariyerlerini birlikte sürdürmektedirler.

İkili, 1991 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmüşlerdir. Pekinel Kardeşler dünyanın en iyi piyano ikililerinden biri olarak kabul edilmektedirler. 

Güher ve Süher Pekinel -W.  Lutoslawski Paganini Variations

Güher ve Süher Pekinel – J.S. Bach- Concerto for two keyboards in C minor, BWV 1062

Erkan Güzel fotoğrafı

Erkan Güzel

Ankara Üniversitesi D.T.C.F Sinoloji bölümünden mezun oldu. Shanghai Fudan Üniversitesinde tamamladığı yüksek lisansının ardından uzun yıllar yurtiçinde ve yurtdışında yerel ve global markalar için pazarlama bölümlerinde görevler üstlendi.Estetica Dergisi, hairist.com.tr ve Güzelliğin Peşinde Gazetesi ile güzelliğin peşinde.Ortaokul yıllarından bu yana sevdiği yayıncılığa 'iyilik güzelliktir' sloganıyla devam ediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu